Zeytin Tarımı


ENTANSİF DİKİM SİSTEMLERİ VE UYGUN ÇEŞİTLER

Türkiye zeytinciliğinin genel yapısına bakıldığında geleneksel bir yapı görülmektedir. Zeytin tarımı

ülkemizde genellikle küçük ölçekli alanlarda yapılmaktadır. Ortalama üretim alanları 5-10 da ve ağaç

başına ortalama verim 12-13 kg’dır. Geleneksel zeytin yetiştiriciliğinde yaklaşık olarak bir dekar

arazide 10-20 ağaç/da bulunmaktadır. Bu tip yetiştiriciliğin büyük bir bölümünü yaşlı plantasyonlar

teşkil etmektedir. Bu sistemde, hasat, budama ve mücadele işlemlerinden kaynaklanan yüksek maliyet,

düşük verim ve çok düşük ekonomik getiri zeytin tarımından geçinen üreticinin vazgeçmesine neden

olmaktadır.

Günümüz zeytin tarımında dünyada ve Türkiye’de modern dikim sistemlerine geçiş büyük bir hızla

gerçekleşmektedir. Özellikle birim alanda çok bitki yerleştirmeyi felsefe edinilen modern dikim

sistemleri geniş ve düz alanlara gereksinim duymaktadır. Tamamen mekanik olarak gerçekleştirilen

sistemlerin yatırım maliyetleri oldukça yüksektir. Zeytin Dikim sistemlerini geleneksel yetiştiricilik,

Yarı modern ve ya normal ve modern sistemler olarak 3 ana bölümde inceleyebiliriz. Normal dikim

sisteminde kısıtlı mekanizasyona izin veren, geleneksel yetiştiriciliğe göre daha yüksek verim veren

özellikle kuru tarım koşullarında 5.000kg-7.000 kg/ha iken sulu tarım koşullarında, 10.000 -13.000

kg/ha verime kadar ulaşmaktadır. Maliyet açısından orta-düşük maliyet diliminde yer alırken, makul

bir getiri sunmaktadır. Özellikle bitki terbiye sistemlerine göre birim alandaki bitki sayılarında değişiklikler görülmektedir. Uzun vazo şeklinde terbiye edilmiş ağaçlarla oluşturulan plantasyonlarda

30-40 ağaç/da iken doruk dallı terbiye sistemlerinde 40-60 ağaç/da yer almaktadır. Özellikle sulama,

gübreleme ve budama işlemlerinin daha rahat ve ekonomik şekilde yerine getirilmektedir. Modern ya

da sık dikim olarak dünyada ve ülkemizde adını duyuran sistem ile yetiştiricilik yapılmaktadır. Birim

alana maksimum miktarda ağaç sığdırmayı ve yüksek verim elde etmeyi hedefleyen bu sistemler

yenilikçi yatırımlar statüsündedir. Dünyada ilk olarak İspanya’da uygulamaya başlanmıştır. Sık dikim

sistemle yapılan uygulamaların %65 ‘i (40.000 ha) bu ülkede yer almaktadır. Özellikle düz veya hafif

eğimli araziler bu sistem kullanılmaktadır. Ekonomik açıdan karlılığın sağlanabilmesi için minimum

15 ha’lık bir alana gereksinim duyulmaktadır. Bu sistemde tavsiye edilen dikim mesafeleri 3,5 x 1,25

m, 4 X 1,5m ve türevleridir. Dikim mesafelerine bağlı olarak yaklaşık olarak 150 bitki/da veya daha

fazlası yerleştirilmektedir. Dikim mesafelerini etkileyen en önemli etken tercih edilen çeşidin gelişme

gücü ve taç yapısıdır. İlk etapta, yüksek dikim maliyetleri, yüksek sulama gereksinimleri (>2.000 m3),

soğuk ve kuraklıktan etkilenme riskleri göze çarpmaktadır. Düzenli hasat, budama ve sulama gibi

kültürel işlemlerin uygulamasındaki kolaylık ve ekonomiklik sistemin artıları olarak karşımıza çıkmaktadır. Sık dikim sistemleri ile kurulan en eski plantasyon İspanyanın Katalunya eyaletinin

Tarragona şehrinin REUS kasabasında bulunan IRTA enstitüsündedir. Yaklaşık olarak 22-23 yaşlarında olan bu plantasyonla ilgili olarak verimlilik ve karlılık çalışmaları hala devam etmektedir.

Mekanik budama ile ilişkili hastalıklar ve ışıklanma ve havalanma sorunları dikkat çekicidir. Ağaç

gövdelerinde ayrıca zeytinin ekonomik ömrü göz önüne alındığında ilerleyen yıllarda yapılacak olan

dikim yenileme ve gençleştirme budamaları ile ilgili çalışmalar da gündemde olan çalışmalardır.

Modern dikim sistemlerine geçiş sırasında aşağıda yer alan temel zeytin yetiştiriciliğindeki önemli

noktalara dikkat edilmesi çok zaruridir.

ZEYTİNİN YETİŞME KOŞULLARI

Akdeniz iklim kuşağında yetişen zeytin ağacı, toprak istekleri bakımından seçici olmasa bile iklim

istekleri bakımından aynı toleransı göstermez.

Sıcaklık

Zeytinin yayılmasını sınırlayan en önemli iklim faktördür. Zeytin genellikle yıllık ısı ortalaması 15-20

°C olan yerlerde yetişmektedir. Zeytin maksimum 40°C ve üzeri yüksek sıcaklığa iyi sulanmak koşulu ile dayanabilir. Mayıs–Haziran aylarında normalin üzerindeki (40°C) sıcaklık artışında yapraklardaki terleme de artacağından yapraklarda pörsümeler görülmekte, Çiçeklenme ve meyve tutum döneminde döllenmeyi olumsuz etkileyerek boncuklu meyve (partenokarpik meyve) oluşumuna, Çekirdek sertleşmesi, meyve irileşmesi ve olgunlaşma dönemlerinde meyve dökümüne, tanelerin küçük ve buruşuk olmasına neden olarak ağaçların gelişmesini ve verimliliğini olumsuz etkilemektedir. Dayandığı minimum sıcaklık ise -7°C’dir. Bu derecenin altında zararlanmalar başlar. Soğuğun şiddetine göre gözlerden başlamak üzere köke kadar zararlanmalar görülür. Bunlar; Aşırı yaprak dökümü ve  Kabuk çatlamasıdır.

Zaman zaman kalın dal ölümleri gibi ortaya çıkabilir. Soğuğun kalış süresi zararlanma derecesini

etkileyen önemli faktördür. Soğuk ne kadar uzun süreli kalırsa zarar da o nispette artmaktadır.

Yağış

Zeytinin yıllık yağış isteği 700-800 mm’dir. Zeytinciliğin yapıldığı yörelerde kışın ve ilkbahar aylarında yağan yağmur toprak tarafından depo edilerek zeytin ağaçlarının su gereksinimlerini karşılayarak çiçeklenmesini ve meyve tutum oranını artırır ve Haziran dökümünü azaltır.

Zeytin meyvesinin daha iri ve kaliteli olması çekirdek sertleşmesi ve tanenin gelişmesi için, yaz aylarında suya gereksinimi vardır. Bu dönemde yağışlarla karşılanamayan su ihtiyacının sulama ile karşılanması gerekir. Diğer yağış türleri yani dolu ve kar zeytincilik için istenmeyen yağışlardır. Dal kırılmalarına neden olur. Bu genellikle iyi budanmamış ağaçlarda daha fazla rastlanır. Aşırı yağış durumunda; sürüm tavı bulunmaz, hasat zor yapılır, azotlu gübrelerin yıkanmasına sebep olur, meyilli zeytinliklerde erozyona sebep olur, zeytin ağaçlarını normalinden fazla sürgün vermeye teşvik eder, bu sebeple soğuklara karşı ağaçların direnci azalır, taban suyunu yükselterek köklerin çürümesine sebep olur, toprağın havalanması engellenir, toprak pH’ını düşürür.

Rüzgar

Zeytine faydası olduğu gibi bazı durumlarda olumsuz etkileri de vardır. Faydaları; kışın esen Karayel yağışı getirmekte, çiçeklenme zamanı esen rüzgarlar döllenmeyi kolaylaştırmakta, yaz aylarında esen nemli rüzgarlar ağaçların terleyerek su kaybetmesini önler.

Olumsuz etkileri;

Yaz aylarında güneyden esen kuru rüzgarlar, toprak nemini kaçırır, devamlı eserse taneler susuzluktan

pörsür. Güneyi açık olan yörelerde kışın esen Lodos, ağaçları zamansız uyandırdığından soğuklardan daha çok etkilenmesine neden olur. Ağaçlarda dal kırılmalarına hatta köklerinden sökülmelerine neden olmaktadır.

Yükseklik ve yön

Rakımı 800 m den yüksek olan yerler ekonomik anlamda yetiştiricilik için uygun değildir. Zeytin ağacı ışığı çok sever. Bu nedenle çok soğuk olan bölgelerde güney yamaçlar tercih edilmelidir.

Toprak istekleri

Zeytin ağacı her ne kadar "fakir toprakların zengin ağacı" ise de zeytinlik tesis edilecek arazinin toprak

yapısının tınlı, killi-tınlı bünyeye sahip, hafif kireçli ve çakıllı olması en iyisidir. Toprak derinliği en

az 1,5-2 m, organik madde ve besin elementleri bakımından zengin, tuzluluk sorunu olmayan, su tutma kapasitesi iyi, pH'sı 6-8 civarında olmalıdır.

Zeytin ağacının sevmediği ortamlarının başında taban suyunun yüksekliğidir. Taban suyunun 1 m’den

daha yakın olduğu veya kışın zeytin köklerinin 3-4 haftadan fazla su altında kaldığı yerlerde, köklerin

sudan zarar görmemesi için zeytinlik tesis edilmeden önce drenaj çalışması yapılmalıdır. Zeytinlik Tesisi; Arazinin hazırlanması, Dik yamaç yapısına sahip arazilerde teras yapmak, yağmur sularından

faydalanma ve traktörle arazi işleme açısından oldukça önemlidir. Toprak analizinin mutlaka yaptırılması, Taban suyu problemi varsa çözülmesi (drenaj) gereklidir.

Dikim Şekilleri; Kare, Köşeleri dik açı yapan arazilerde ve küçük sahalarda uygulanır. Sıra arası ve sıra üzeri mesafeleri eşittir. Genellikle tavsiye edilen bir dikim şeklidir. Dikdörtgen, Daha çok ara ziraatı yapılmak istenen durumlarda uygulanır. Sıra üzerleri daraltılıp sıra araları geniş tutulur. Sıraların Kuzey-Güney yönünde olmasına dikkat edilir. Üçgen, Ağaçlar birbirine eşit uzaklıkta bulunur. Geniş ovalarda ve ara ziraatı yapılmayan yerlerde uygulanır. Bu yöntem ile araziye daha fazla fidan dikilmektedir. Kontur olarak tesviye eğrilerine göre eğilimli arazilerde uygulanan bir yöntemdir.

Dikim aralık ve mesafesi

Toprak karakterine, ağacın alacağı taç büyüklüğüne, çeşide ve ağaca verilecek şekle göre belirlenir.

Çeşit ve fidan seçimi

Değerlendirme amacına, bölgeye adapte durumuna, iklim şartlarına dikkat edilerek çeşit seçimi yapılır.

Kaynak: Gıda Tarım  ve Hayvancılık Bakanlığı, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü vd., 2016, Türkiye Zeytincilik Sektör Raporu, ISBN: 978-605-9175-57-9, Bornova, İzmir, 301s.

 

ZEYTİN FİDANLARININ DİKİMİ

Toprağın Hazırlanması

Toprak dikimden önceki sonbaharda derince işlenmelidir. Toprağın drenajı ve tesviye işlemleri yapılmalıdır. Meyilli alanlarda kurulacak zeytinliklerde teraslama işlemi gereklidir.

Fidan Dikimi Zamanı

Zeytin fidanları Ekim-Mart ayları arsasında dikilebilir.

Dikim mesafeleri ve üretim sistemleri

Günümüzde zeytin ağaçlarından daha fazla ürün almak amacıyla gerekli kültürel uygulamalar (damla sulama, budama, gübreleme, mücadele vb.) yapıldığı takdirde daha sık mesafelerde dikim yapılabilmektedir. Son yıllarda bazı ülkelerde uygulanan yüksek yoğunluklu ve süper yüksek yoğunluklu sistemler ülkemizde de bazı üreticiler tarafından uygulanmaktadır. Ancak bu sistemlerde kullanılan çeşitlerin ithal çeşitler olması ve ülkemiz koşullarında adaptasyon denemelerinin yapılmaması nedeniyle bu sistemler önerilmemektedir. Zeytin yetiştiriciliğinde potansiyel hastalık ve zararlıların doğal yöntemlerle kontrolü için taç içine daha fazla miktarda ışık ve hava girmesini sağlamak amaçlanmaktadır. Bu nedenle ağaçlar arasındaki mesafelerin geniş tutulması gerekmektedir. Ülkemizde ticari olarak üretimi yapılan zeytin çeşitlerinin tesisinde büyük taç yapısına sahip olan çeşitlerde (Domat, Uslu, Tavşan yüreği, Eşek zeytini) dikim mesafeleri 6x8m.- 7x7m. Önerilmekte, küçük taç yapısına sahip olan çeşitlerde (Gemlik) 5x5m.-4x6m. Orta büyüklükteki taç yapısına sahip olan çeşitlerde ise (Ayvalık, Memecik, Erkence, Manzanilla, Kilis yağlık, Nizip yağlık) 5x7m-6x6m. Mesafeler de dikilmesi tavsiye edilmektedir.

Gübreleme

Bahçe tesis edilecek arazilerden öncelikle toprak örneğinin alınması gereklidir. Analiz sonuçlarına göre dikim çukuruna verilecek gübre miktarları belirlenir. Fidan dikimi ile birlikte dikim çukurlarına verilen gübrelere temel gübreler, bu işleme ise temel gübreleme adı verilmektedir. Daha sonra verilecek gübre miktarları ise ağacın yaşına ve toprağın ihtiyacına göre farklılık gösterir. Bu yüzden yaprak ve toprak analiz sonuçlarına göre gübreleme yapmak gerekmektedir.

Budama

Zeytinin budaması, genellikle hasattan sonra başlar. Soğuk ve don zararının söz konusu olmadığı ılıman bölgelerde Aralık ayından itibaren budama yapılabilir. İklimin soğuk olduğu bölgelerde soğuk geçtikten sonra Mart- Nisan aylarında yapılabilir. Yeni dikilen zeytin fidanlarında ilk iki yıl boyunca budama yapılmamalıdır. İki yıl geçtikten sonra bir şekil budaması yapılmalıdır. Zeytin ağaçlarında gençlik döneminde hafif budamalar tercih edilmeli, esas budamalar mahsul döneminde yapılmalıdır. Zeytin ağaçlarında görülen periyodisite eğilimini azaltmak için ağaçlar verimli yılına girerken ağacın yükünü azaltmak amacıyla kuvvetli budanması önerilmektedir. Bu amaçla mahsul budamalarının her iki yılda bir, ürün yılına girerken yapılması gerekmektedir. Ayrıca ağaçlarda periyodisite yeterli sulama ve besleme uygulaması ile gelecek yılın ürününü verecek olan sürgün büyümesi teşvik edilerek azaltılabilmektedir. Ağaçların erken hasat edilmesi ve hasatta sırık kullanılmaması da periyodisitenin şiddetini düşürmektedir.

Hasat

Zeytin meyvesi sofralık ya da yağlık olarak değerlendirilir. Sofralık olarak değerlendirilecekse yeşil ya da siyah olgunluk döneminde hasat edilir. Yağlık zeytinler ağaçta yeşil meyve kalmadığında meyvede yağ oranı maksimuma çıktığı zaman hasat edilir. Yağlık zeytinlerin hasadı genellikle Kasım-Aralık aylarında yapılır. Ülkemizde zeytin ağaçlarının hasadı büyük ölçüde sırıkla yapılmaktadır. Hasat sırasında yıllık sürgünlerin zarar görmesi nedeniyle periyodisitenin şiddeti artmaktadır. Bu nedenle zeytin ağaçlarında aşırı yaprak dökümüne neden olmayacak hasat ekipmanları kullanılmalıdır. Sofralık değerlendirmede ise en iyi toplama şekli zeytinlerin elle sıyrılmasıdır.

Kaynak: Gıda Tarım  ve Hayvancılık Bakanlığı, Gıda Kontrol Müdürlüğü, 2016, Zeytin Hastalık ve Zararlıları ile Mücadele, Çiftçi Eğitim Serisi 20, Ankara, 9-13s.

 


Web Sorumlusu : Kadir Ok kadir@balikesir.edu.tr